SON
ARZU
Öldüğüm gün dostlarım
Kurulsun evimde sofralar
Ve söylesin şarkılar
Tanıyanlar unutsun beni
Bir uzun yolculuk başladı desin
Avutsun kendilerini
İstemem ne kefen ne mezar
Ne de bir mezar taşı
Okunmasın dualar
Sadece
Bir anlık sükut
Ardından kahkahalar
Meyhaneden
Çıkan Kral/1956
İÇİMDEKİ
ÇOCUK
Bu güne taşıdım, çocukluk yıllarımı ;
Bir baktım ki
Hiç değişmemişim
Yerli yerinde duruyor
Düşlerimi süsleyen anılar...
Ürkütmedi
beni, yaşamın çetin yolları,
Yolun sonundaki karanlık.
Hoplatmadı yüreğimi.
İçimdeki güneş
Sanatıma yön verdi,
Binbir renk kattı
İçimdeki çocuk...
Kurtuldum,
dar bakışlardan
Gök kubbeye baktım
Geniş açılardan.
Sevdiğim doğayı, Tüm yaratıkları
İzleridir
Dudağımdaki gülücükler...
Bu
yaşam kavgasında,
Koydum yüreğimi ortaya.
Gizlemedim
Duygularımı düşüncelerimi.
Yeni ufuklar açtı bana
Gönlüme taht kurdu
İçimdeki çocuk...
Yaşamın Ayak İzleri/1998
DÖNME
DOLAP
Çığlık
çığlığa doğan o çıplacık çocuk
Büyür, ele avuca sığmaz olur.
Biner, yılların yükü omuzlarına
Saçı ağarır, yüzü kırışır
Son konutunun yeri bir mermer şehir olur.
Yaşanımlar
uzanıp gider, varla yok arasında
Takar, bizleri pençesine avare zaman
Geceler gündüzlerin ardında
Alıp götürür bizi çok uzaklara...
Bilmek
isteriz birçok şeyi
Sarar içimizi büyük meraklar
Öğreniriz, bir zevk gecesinden dünyaya geldiğimizi.
Uğraşımlar, bir göğüs geriştir bu yaşanıma
Gün olur, bakarız sevgi ve ümitle gelecek yarınlara
Gün olur küfürümsü bir duygu içimizde.
Elimizden ne gelir
Biliyoruz bu direnme boşuna.
Er geç önümüze çıkacak bir mermer şehir
Kalacak sadece resimlerde varlığımız.
Yaşanımlar
böyledir
Yaşanımlar uzayıp gider, varla yok arasında
Takar bizleri pençesine avare zaman.
Çığlık
çığlığa doğan o çıplacık çocuk
Büyür, meyvasını vermek üzere
Çiçeğe durmuş ağaç olur
Biner, yılların yükü omuzlarına
Saçı ağarır, yüzü kırışır.
Son konutunun yeri, bir mermer şehri olur.
Dar
Açılar/1965
ADALARDAN
GÜN BATIMI
Bir
gök pembesinde, hurma rengi bir güneş
Işıkların cümbüşünde, gün çekiliyor adalardan.
Seni seyretmek güzel,
Sisten hafif tülü ile, bir liman şehri İstanbul.
Renkler
tutuşmuş, lekesiz bir yaz akşamı
Işıklar gerisinde duruyor ağaçlar dalgın
Bir gün batımını yaşıyorum, gölgeler ılık sıcak.
Bu
akşam en güzel renklerle dokunmuş İstanbul
Bu akşam beş duyum sarhoş.
Uyuyan sular üzerinde, zaman duruyor sanki
Yosunlu kayalarda parıldayan su zerreleri
Ve dişiliği güneşin.
Bu
akşam inanamıyorum gözlerime
Bu akşam beş duyum sarhoş
Bu akşam, gam yemem mil çekseler gözüme
Gün batımını seyrettim adalardan.
Seni Yaşamak, 1963
ANNE
Uçup
giden yılların ardında,
Seni düşünüyorum anne.
Gözlerimin önündedir, bakışının izleri,
Tatlı gülümseyişin..
Anılarımda, geride kalan
O çocukluk yılları,
Cızırtılı bir gramofon,
Mangala cezve süren, gergef işleyen eller,
Temizlik, çamaşır günleri
Ve paylaştığımız saatler...
Düşünüyorum
o karartma yıllarını,
Barut kokuları içinde, yangınlaşan ülkeler
İkinci Dünya Savaşının, korkunç yankıları,
Değişen umutlar, kaygılar
Ve onların bellekte bıraktığı tortu...
Biliyorum,
zaman geçip gidiyor.
Zamanı durduramam.
Geçecek gene de sensiz, günler aylar,
Anıların ötesinde, sessiz mezarlar var...
Anne
anne diyorum, küçük bir çocuk gibi.
Yorgun adımlarla koşuyorum bir başıma.
İstediğim, istediklerin benim için, sağlık, barış, mutluluk...
Son
hatıra resmine bakıyorum.
Bağrım yanık...
Uçup giden yılların ardında
Seni düşünüyorum anne...
Yaşamın
Ayak İzleri/1978
SEVGİDE
BİRLEŞMEK
Ne güzel, bayrak açmak
Mutlu yarınlara.
Sevgi tohumları ekmek,
Sevmek, sevilmek,
Yepyeni bir dünya kurmak.
Açmak, gönlümüzü
İyiye güzele,
Açılmak geniş ufuklara...
Yaşamak,
dolu dizgin.
Yol vermek
İçimizdeki ışıklara.
Sevmek ölesiye,
Bir noktaya gelmek,
Bir noktada
Sevgide birleşmek...
El
ele, gönül gönüle,
Çağlamak, coşmak,
Çağı yakalamak.
Bilimle gelmek bir yerlere.
Yenilemek kendimizi
Sürekli arayışlarla,
Duygularla yarışarak...
Görmek
Bir avuç gökyüzünde
Uçan ak güvercinleri,
Barışa alkış tutmak...
Güç
vermek, akıp giden yıllara,
Körelen yorgun yüreklere,
Kucak açmak
Özlenen pembe şafaklara...
El
sıkışmak,
Son vermek dargınlıklara,
Bitmeyen kavgalara...
Suskun
artık
Ölüm kusan silahlar.
Gelmesin, ipler kopma noktasına.
Dinsin, çekilen onca çile
Sıcak, soğuk savaşlar...
Sönsün,
o büyüyen yangınlar,
Var iken sevmek ölesiye,
Ne güzel
Bir noktaya gelmek,
Bir noktada
Sevgide birleşmek...
Yaşamın
Ayak İzleri, 1998
ÖĞLE VAKTİNDE KARDEŞİM SOKAĞI
Karaköy’de
bir Kardeşim Sokağı vardır
Şarap iskelesinde, denize doğru uzanır
Bilmem bilir misiniz Kardeşim Sokağı’nı?
Balıklar tüter
Yayılır sokağa bir duman bulutu
Siyah kasketiyle Giresun’lu Hasan
Üfler alevlenen yağlarını balıkların.
Kardeşim
sokağında bir masa vardır, dar ve uzun
Etrafında elleriyle balık yiyen ırgatlar
Açlığın verdiği haz ve ter kokusu.
Şarap
İskelesini, yalar kirli bulanık sular
Yanıbaşında Giresunlu Hasan
Elinde maşası ile ızgara balık satar.
Pek
ömür bir yerdir bu Kardeşim Sokağı,
Şarap iskelesinden kişiler gelir geçer
Duyulur vapur düdükleri, martıların haykırışı.
Bilmem
can dayanır mı, bu güzel balık kokusuna?
Bir cızırtı ile tüter balıklar duman duman,
Hepimiz insanız ortak yanlarımız var
Bir başkadır ülkelere ayrılmışlığımız.
Tadına
doyum olmaz Kardeşim Sokağının
Siz, onu görmeden bilemezsiniz
Bir başka şevk, bir başka zevk var orada
İnsanlar kardeşlerim, Kardeşim Sokağında...
Seni
Yaşamak, 1963
YAŞAMIN ARDINDA
Özlemle sevgiyle baktım doğaya, bir yaşam boyu.
Saygı ile eğildim, evrensel yasalara,
Tatlı dil, güler yüzle
Ulaştım gerçek güzelliklere.
Anladım, sevgi, mutluluk
İçimizde, can evimizde...
Gördüm,
zamanla değişen
Toplum yargılarını,
Yaşamı süsleyen,
Acı, tatlı olayları...
Zamanı
biriktirdim
Harcamak için, cömertçe
Sanat ürünlerine,
Dağ dağ büyüyen
Tinsel değerlere...
Bir
kaçış yolu buldum
Çekilen acılardan.
Günün yirmi dört saatinde,
Duydum, aklımın sesini.
Bulmaya çalıştım gerçekleri,
Yıkılmadı dünyam...
Sözcüklerle,
renklerle oynadım, bir ömür boyu.
Gönül gözü ile baktım, dört bir yanıma,
Böylece geçti
Gün gün ay ay, mevsim mevsim...
Yaşarken öldüm, ölürken yaşadım.
Anılar kaldı, eski fotoğraflarda.
Gizli aşklar yaşadım.
Dinlerin ötesinde
İnandım doğanın kudretine,
Sevginin sonsuzluğuna...
Sevgide
buldum, yaşayış nedenini.
Sayılı günlerimde koştum yarınlara,
Bulmak için çağın ötesindeki, düz çizgiyi...
Özlemle,
sevgi ile baktım doğaya
Bir yaşam boyu,
Hep ölçülü, hep uyumlu...
İsterim
hiç bitmesin
Yolun sonuna dek bu özlemim.
Silinsin kötü izler,
Sevgi ile donansın, tüm gerçekler...
Bilmem,
kaybolan mezarlardan
Yarınlara ne kalır bizden,
Yakıştırılmış isimlerle
Anılsak da birkaç kez
Ve bunlardan biri ben
Habib Gerez...
Yaşamın
Ayak İzleri/1998
|